28 Mart 2013 Perşembe

Çarpan Balıktan Çarpıcı Lezzette bir Çorba


En çok 55 cm boya ulaşabilen Kırmızı İskorpit Balığı (Scorpaena scrofa) genel olarak kırmızı ya da turuncu olsa da rengi değişiklik gösterebilir. Bu tür Akdeniz’in her yerinde, genellikle derin sularda (20 kulaç) yaşar. Kuzey Afrika açıklarında, Atlantik’te Manş Denizi’nden Senegal’e kadar uzanan bir alanda görülür.

İskorpitlerin iri kafaları ve zırhla kaplanmış gibi görünen yanakları vardır. Kafalarında, gözlerinin arasında ve üstünde dağınık kıvrımlar mevcuttur. Sırt yüzgeçleri iri, zehirli dikenlerden oluşur. Daha küçük olan (maks. 25 cm boy) kahverengi iskorpit (Scorpaena porcus), kuzenine oranla daha lezizdir. Karadeniz’de yalnızca S. porcus yani kahverengi olanı bulunur.


İskorpit Balığı



İsimlendirme: Fr. Rascasse rouge, İng. Scorpion fish, İsp. Cabracho, İt. Scorfano rosso, Yun. Skorpena

İskorpitin dikenleri vücuda değdiğinde deride kızarıklık ve şişlik oluşur. Zehirin etkisi birkaç gün sürebilir. Zehirinden dolayı olsa gerek; balıkçılar arasında "çarpan" ya da "sokar" olarak da bilinir.

İskorpit, Akdeniz mutfağında, balık çorbalarında ve benzer yemeklerde (yahni, buğulama, pilaki, v.b.) kullanılır. Küçük türler başka şekilde değerlendirilmez, fakat - üzerine sık sık tereyağı sürülerek - fırında pişirilebilen büyük kırmızı iskorpitlerin ıstakozdan farklı olmayan beyaz eti oldukça lezzetlidir. Yanaklarını yemeği ihmal etmeyin.

Karadeniz’de, özellikle Sinop yöresinde çarpanın tavası meşhurdur; gidip de yerinde tadanlar bilir. Veni, vidi, comedi! Yani ben de bizzat gittim, gördüm, yedim; tadı hakikaten enfesti, lokum gibiydi adeta...

Çorba Tarifi (4 Kişilik)

Birer adet soğan, havuç ve sap kerevizi kabaca doğrayıp derin bir tencerede az zeytinyağında tuz ilavesiyle beş dakika çevirerek soteliyoruz. Tencereye 3-4 diş sarımsak, 8-10 adet tane karabiber, iki defne yaprağı, yarım demet maydanozun sapını ve 1.5 litre kadar su ilave edip kaynamaya bırakıyoruz. Kısık-orta ateşte yaklaşık 10 dakika tıngırdatıyoruz.





İçi temizlenmiş iskorpitleri (yaklaşık 1 kg) sudan geçirip tuzladıktan sonra tencereye ekliyoruz. Tencerenin kapağını kapatıp kısık ateşte 15 dakika pişmeye bırakıyoruz. Bu arada suyun üzerine çıkan köpükleri bir kaşık yardımıyla alıyoruz.

Balıkları delikli bir kepçe ile ayrı bir kaba aktarıyoruz. Balık suyunu ince bir süzgeçten geçiriyoruz. Balıklar ılıyınca etlerini didikleyip ayırıyoruz. Bu işlemi yaparken ince kılçıklara dikkat!

Çorba tenceresini ocağa alıp içinde iki kaşık zeytinyağını kızdırıyoruz. İnce doğranmış 4-5 adet arpacık soğanını, yarım sap kerevizi ve yarım havucu ekleyip 4-5 dakika çeviriyoruz. Balık suyunu ilave edip kaynamaya bırakıyoruz. Küçük doğranmış bir adet orta boy patatesi ekleyip sebzeler yumuşayana dek pişiriyoruz. Didiklenmiş balık etlerini çorbaya ilave ediyoruz.

Son aşamada çorbanın terbiyesi için bir-iki adet yumurtanın sarısı ile bir tane limonun suyunu iyice çırparak tencereye ekleyip karıştırıyoruz. Tuzunu, karabiberini ayarlayıp ince kıyılmış bir avuç taze maydanozu (kişniş veya dereotu da olabilir) da ilave ettikten sonra gazı kesiyoruz. İşlem tamam!





Not: Bu tarifte iskorpit yerine fenerbalığı, sangri, dülgerbalığı ya da kırlangıç kullanılabilir.


Afiyet olsun!

Sevgi ve Saygılarımla,

Esen K.

Kaynaklar:

Balık Yemekleri (Fish & Shellfish); Pepita Aris, Marlena Spieler, Kate Whiteman; Türkiye İş Bankası Yayınları; 2008

Akdeniz Balık Yemekleri (Mediterranean Seafood); Alan Davidson; Dost Kitabevi Yayınları; Aralık 2000



1 yorum: